Sözden Çok İcraat Lazım Bize
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Sözden Çok İcraat Lazım Bize

03 Şubat 2008 - 00:24

 (15 Mart 2007)

  Biz Şanlıurfalıların en önemli özelliklerimizden biri de söylemeyi çok, yapmayı az becerebilmemizdir. Bu yüzden Şanlıurfa’da söz çok icraat azdır. Oysa bir memleketi kalkındıracak, geliştirecek ve geleceğe taşıyacak olan söz değil, icraatdır. Hani derler ya “lafla peynir gemisi yürümez” diye. İşte o laf tam da bizim için söylenmiştir.

  Şanlıurfalıların bir araya geldikleri toplantılara, etkinliklere, sıra gecelerine bakın tonla söz üretilir. Eleştiri yapılır. Herkes eteğindeki döker. Ama iş taşın altına elimizi koymaya geldi mi, ortalıkta pek kimse görünmez. Hatta cesaret edip ortaya çıkanlara da şüphe ile bakarız. O insanlara da ya “ahmak” deriz. Ya da “mutlaka bir çıkarı vardır” diye dudak bükeriz.

  Şanlıurfa yıllardır sadece “eskisi” ile övünmekte, beceremedikleri ile de dövünmektedir. Yıkıcı olmakta üstümüze yoktur. Proje üretmekte, ortaya önemli bir icraat koymakta, kolektif şuurla önemli işler başarmakta da oldukça gerilerdeyiz.

  Bizim için varsa yoksa yemek, içmek, eğlenmek, konuşmak da konuşmak. Konuşarak sorunlarımızı çözebilseydik, bugün Şanlıurfa olduğu yerden daha ilerde olurdu. Şöyle bir çevremize bakalım:

  Adıyaman aldı başını gidiyor. Hem sanayisini geliştirdi bu komşu ilimiz, hem de turizmini geliştirdi. Siyasette de, ticarette de daha başarılalar Adıyamanlılar. Şehirlerini çok iyi tanıtıyorlar. Sanayi yatırımlarını kentlerine çekiyorlar. Turizm alanında önemli işler başardılar. İstihdam konusunda bizim çok önümüze geçtiler.

  Mardin son 5 yılda yaklaşık 20 yıllık gelişme sağladı. Gidip bir görün! Kentleşme, konutta gelişmeler. Turizm alanında önemli atılımlar. Neredeyse 5 film birden çekiliyor Mardin’de. Üstelik dinler arası diyalog konusunda bizim de önümüze geçtiler.

  Gaziantep’i bilmem anlatmaya gerek var mı? Onlar bizden zaten öndelerdi. Giderek mesafeyi daha da açtılar. Sanayi, turizm, kültür, kalkınma, gelişme, üretim, istihdam gibi birçok alanda onlar artık İstanbul gibi büyük şehirlerle rahatlıkla yarışıyorlar.

  Diyarbakır her türlü olumsuz gelişmeye, birileri tarafından sürekli karıştırılmak istenmesine rağmen sürekli atılım yapıyor, gelişiyor. Sorunlar içerisinde bile kendini aşmaya çalışıyor.

  Biz ne yapıyoruz peki?

  Konuş da konuş!

  Boş boş övünmeler, gevezelikler, kuru gürültüler bizi bir yere götürmüyor. Ama biz bunu bir türlü anlamak istemiyoruz.

  Zaten bunu anladığımız gün asıl sorunumuzu da çözmüş olacağız.

  Siz ne dersiniz!

  Biz yakın bir gelecekte sözden çok icraat yapmaya başlayabilir miyiz?

  Bence biraz zor!

Bu yazı 1408 defa okunmuştur .

Son Yazılar