Testi Kırılmadan Biz Uyarımızı Yapalım!
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Testi Kırılmadan Biz Uyarımızı Yapalım!

24 Haziran 2011 - 09:38

Şanlıurfa 12 Haziran 2011 seçimlerinin en dikkat çekici sonuçlarından birini aldı. Birçok güçlü adayın yarıştığı seçimleri siyaseti kendi çevreleri adına değerlendirmek isteyenler değil, iki parti kazanmıştır. Bu partilerden birisi AK Parti, diğeri de BDP’dir.
12 Milletvekilliğinden 10 tanesini kazanan AK Parti aslında seçimin açık ara önde olan ve en başarılı partisidir. İkinci olarak da aday gösterdiği 2 bağımsız ismi de Meclis’e yollayan BDP başarılı olmuştur. Bunu herkesin böyle kabul ettiğini biliyoruz. Çünkü sonuçlar çok açık bir biçimde bunu göstermektedir.
Şimdi geriye dönüp diğer adaylar veya partiler niye kazanamadı demenin bir âlemi yoktur. Ülkemiz ve memleketimiz için önümüze bakmak, geleceğimizi konuşmak, yarınlarımız adına bazı değerlendirmeler yapmak daha isabetli ve doğru olacaktır. Zaten halkımız da seçimini dün veya bugün için değil, yarınlarımız için yapmış ve tercihini açık bir biçimde sandığa yansıtmıştır.
Biz şimdi yarınlarımız adına başarılı gördüğümüz iki partiye bazı uyarılarda bulunmak istiyoruz. Yani testi kırılmadan ve geleceğimiz adına kimse zarar görmeden gereken uyarıları bugünden yapmanın gerekli olduğuna inanıyoruz. Yarın eyvah dememek ve dizimizi dövmemek adına bu uyarılara kulak vermek şarttır diye düşünüyoruz.
İlk uyarımız AK Parti’ye olacak:
AK Parti halkın teveccühü ve takdirini yanlış yorumlamalı, istikrarı sürdürmenin mutlaka her yolunu denemeli, demokratikleşme ve özgürlük alanında hala var olan engelleri kaldırmanın çabası içerisinde olmalıdır. Yerel olarak bakarsak yine AK Parti’nin verdiği her sözü yerine getirmesi gerekmektedir. 4 yılda 400 proje sözü herkesin evinde, dükkânında vatandaşımızın adeta başucu kitabı olmuştur.
4 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Nice 4 yıllar gelip geçti. Buna çok dikkat edilmesi gerekir. Hele ilk bir yıl dikkat çekici ve halkın umudunu artırıcı icraatlar yapılmazsa büyük hayal kırıklıkları yaşanır.
Henüz milletvekillerimiz yemin etmemişken, henüz TBMM kadroları oluşmamışken ve yine henüz hükümet listesi yapılıyorken bütün bu hususlara çok dikkat edilmesi AK Parti’nin, dolayısıyla memleketimizin ve hepimizin yararına olacaktır.
AK Partili vekillerin aday olarak geldikleri Şanlıurfa’da sergiledikleri birlik ve beraberlik tablosu zedelenmemeli, her fırsatta bu birliğin sıcaklığı vatandaşlara hissettirilmelidir. Hatta bu birlik tablosu ile hizmet ve icraatların yapılmaya başlandığı da örnekleri ile gösterilmelidir.
Şimdi gelelim BDP’ye:
BDP’nin ve BDP adına seçime girerek bağımsız milletvekili seçilenlerin gerilim siyasetinden medet ummayı bırakmaları ve bunun yerine ürettikleri çözümleri ortaya koymaları gerekiyor. Her gelişmeyi yandaşlarını sokağa dökmenin vesilesi sayarak daha demokratik bir yapıya yürünmez. Hak aramak çok önemlidir. Hakkını almaya çalışmak da çok önemlidir. Ama bunu yaparken başka insanlara, esnaflara, güvenlik güçlerine, masum insanlara haksızlık etmenin demokrasi ile bir alakası yoktur.
BDP’li bağımsızlara oy veren vatandaşların kaos ve kargaşa istediklerini sanmıyorum. Çözümün adresi TBMM’dir. Meclis dışında çözüm arayanlar her zaman yanılmışlardır. Tıpkı Ergenekoncular gibi. Türkiye’nin siyasi tarihi bunun acı örnekleri ile doludur. Bugün darbe yapanlar, darbeye teşebbüs edenler, darbeyi düşününler, yani millete rağmen milleti idare etme heveslileri mahkemeler önünde yargılanırken millet kendi iradesi ile kendini yönetmenin kararlarını özgürce vermektedir.
BDP’liler de bu özgür iradenin tek merkezi olan TBMM çatısı altında bütün sorunlarına çözüm arayabilir, bütün hak ve taleplerini dile getirebilir, bunların çözümü için çaba sarf edebilirler.
Testi kırılmadan bütün bu uyarıları bir kere daha hatırlatıyor ve milletin ağzının tadını bozanların ağzının tadını bir gün mutlaka bu milletin bozacağının altını da çiziyoruz.
 

Bu yazı 4684 defa okunmuştur .

Son Yazılar