Vay bu Şanlıurfa’nın haline!
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Vay bu Şanlıurfa’nın haline!

19 Ocak 2011 - 12:44

Düşün ki bir şehrin okumuş yazmış insanları, medyası, kelli felli adamları bile özgüvenini yitirmiş, kendi evlatları içerisinden bakan olabilecek birinin çıkabileceğine olan inancını yitirmiş ve sürekli olarak AK Parti Genel Merkezine çağrı yapıyor:


 “Ne olursunuz bize bakan olabilecek ithal bir isim yollayın! Listenizin başına böyle bir isim koyun! Biz o ismi milletvekili yapalım, siz de onu bakan yapın!”


Böyle bir kendine güvensizlik, böyle bir basitlik, böyle bir ucuzluk, böyle bir kendini inkâr olabilir mi? Böyle söylenen bir memleketin kendine hayrı dokunur mu?


Koskoca bir memlekette, nüfusu 2 milyona yaklaşan bir şehirde bakan olabilecek insanın varlığına kıran mı girdi? İnsan kıtlığı mı var bizim kentimizde? Neden kendi kendimizi bu kadar hafif ve basit görüyoruz? Neden bu yaklaşımı ranta çevirmek isteyen siyasi anlayışın ve kişilerin ekmeğine yağ sürüyor ve adeta satıyoruz bu güzel şehri!


Gerçek bir Şanlıurfalı bunu düşünebilir mi, söyleyebilir mi?


Çıkıp alnımız ak, başımız dik ve en gür bir sesle şunu söylemeliyiz AK Parti’ye ve bütün partilere:


“Bizim memleketimizin çocuğu olan, okumuş yazmış, yıllardır bu memleketi soluklayan, konuşan, savunan, bizim sorunlarımızın çözümü için çalışmış, her Şanlıurfalıyı başının üstünde taşımış, başımız her sıkıştığında kapısını çaldığımız, bizden biri olan, ciddi, samimi, başarılı, cesaretli, elindeki imkanı, unvanı ve makamı rant için kullanmamış, kültürlü, iyi konuşabilen, her nefesini Şanlıurfa için harcayan isimler vardır.


Bunları bulup çıkarın ve listelerinizi bu isimlerle güçlendirin. Korkmayın listesi böyle isimlerle önümüze gelen parti hangi parti olursa olsun bütün Şanlıurfalılar bunu destekleyecek ve o partiyi adeta ödüllendirecektir. Bu isimler bizim çocuklarımız, bu memleketin bağrından yetişmiş insanlar olarak vardır. İstenirse bulunur ve milletvekili olmaları sağlanır.

 

Bunların içerisinden hem bakan çıkar, hem parti yöneticisi çıkar, hem de üst düzey bürokrat çıkar. Yeter ki partiler dürüst, namuslu, cesur, bilgili, mazisi temiz, vizyoner ve atılımcı isimler istesin. Kendi içimizden bunları çıkarıp sunabilir, gerekirse ikna edebilir ve siyaseti böylece temizleyebiliriz.”


Bu şehir kendi içinden bu özelliklere sahip birilerini çıkarıp kendi kendine sahip çıkmazsa vay bizim halimize! Vay ki ne vay!


Geçtiğimiz günlerde değerli Meslektaşım Halil Çini kardeşim de bu konu ile ilgili bir yazı yazmıştı. Kendisine bu duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum.


Ahmet Düşünür yanlış yaptı!


AK Parti Şanlıurfa’da Ahmet Düşünür’ün başkan olarak atanması ile iyi bir hava yakalamıştı. Siyaset bu başkan ve kadro ile yeni bir umut bulutu yakalamış, bunu güzel yağmurlarla Şanlıurfa’yı aksiliklerden, eksikliklerden, olumsuzluklardan, bireysel ve çıkarcı yaklaşımlardan temizlenme vesilesi saymıştı. Ama hepimizin yanıldığını hayal kırıklığı yaşayarak bir kere daha gördük. Ahmet Düşünür ve yönetimine aldığı birçok isim birden bire topluca istifa ederek milletvekili aday adayı olmaya karar verdi. Yönetimde daha 2 yılları bile dolmayan bu isimler (bir iki kişi hariç) adeta yönetimdeki görevlerini siyasi ihtirasları için kullanmış oldular.


Ahmet Düşünür gemisini terk etti ve bireysel olarak bir hedef seçti kendine ve o yolda yukarıda arz ettiğim ümit ve beklentileri, hayalleri yerle bir ederek milletvekili olmak istediğini gösterdi. Oysa kendisinden Şanlıurfa’nın geleceği adına kararlı, objektif, ilkeli bir il başkanı olarak çok önemli beklentileri vardı Şanlıurfa’nın. Kimsenin bireysel ve demokratik haklarına karışacak değiliz. Buna gücümüz de yetmez zaten. Ancak fikirlerimizi açıklıkla beyan etmek de bizim hakkımız. Üstelik biz bunu milletvekili aday adayı olmak için değil, memleketimizi çok sevdiğimiz için ve birileri ile kötü olmak gibi bir riske rağmen yapıyoruz.


Şimdi söyler misiniz bundan sonra kim güvenecek bu isimlere ve bu kadroya? Bu kadronun devamı ve savunucusu olan bir ismin il başkanlığı için adı geçiyor. Nasıl güvenebilir ki AK Partililer artık bu isimlere? O ismin de yarın başka bir bireysel maksat için bırakıp gitmeyeceğine nasıl inanılabilirki?

Bu yazı 13635 defa okunmuştur .

Son Yazılar