YALÇINKAYA ŞANLIURFALI İMİŞ!
Sedat Atilla

Sedat Atilla

YALÇINKAYA ŞANLIURFALI İMİŞ!

20 Mart 2008 - 09:16

Yargıtay Başsavcısı Abdurahman Yalçınkaya Urfalı imiş. Bütün medya AKP’nin kapatılması istemi ile ilgili haberlerinin yanına mutlaka bu bilgiyi de ekliyorlar. Üstelik şeyh torunu imiş. Haa bir de Kürtmüş. Açılan daha ile bunların ne alakası varsa bilemiyorum.

 

Sanki adam davayı Urfalı olduğu için açmış. Diğer parti kapatma davalarını açanlar nereliydi acaba? Hangi ırktan, hangi kökten geliyorlardı? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Medya bunu ilk kez yapmıyor ama yine de insan hayretlere düşüyor.

 

Tabiî ki Yargıtay Başsavcısı önemli bir insandır. Açtığı dava da çok önemli bir davadır. AKP cephesinden bakarsanız milyonlarca insanı ilgilendirmektedir. Başka açılardan bakarsanız hem Türkiye’yi hem Avrupa’yı hem Dünyayı ilgilendiren bir gelişmedir bu. Bu gelişmeye sebep olan birinden bahsederken biyografisini vermek gerekli midir? Şart mıdır?

 

Mesela şöyle yazıyor musunuz sorayım size medyanın çok bilmişleri:

 

“AKP’ye kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Abdurahman Yalçınkaya Şanlıurfalı. Siyasi yasak istediği 3 önemli kişiden birisi olan Tayyip Erdoğan Rizeli, diğeri Bülent Arınç Manisalı, Abdullah Gül de Kayserili!”

 

Böyle mi yazıyorsunuz haberlerinizi? Böyle mi veriyorsunuz televizyonlarda? Hayır! Peki neden bu Şanlıurfa ve köken vurgusu söyler misiniz? Bu detaydan da başka bir çıkarım mı sağlamaya çalışıyorsunuz yoksa?

 

Hadi diyelim önemine istinaden biyografisini vereceksiniz adamın; şu tarihte şurada doğmuştur, der geçersiniz. Ötesi işgüzarlıktır en azından.

 

Biliyorsunuz Başbakan Erdoğan Pazar günü Şanlıurfa’da idi. Bu programı izleyen ve gazetesine izlenim yazan birisi ise işi daha da abartarak şöyle yazmıştı:

 

“Şanlıurfalılar Başbakandan adeta özür diledi!” Çok kalabalık toplanmış da salonda, caddelerde, sokaklarda. Böylece Şanlıurfalılar hemşerileri olan Başsavcının açtığı davadan dolayı özür dilemişler Başbakandan.

 

Böyle bir saçmalık olabilir mi? Böyle bir ilkellik olabilir mi? Bir memleket böyle bir saçmalıkla anılabilir mi? Yalçınkaya’nın açtığı dava ile Urfalı oluşunun ne alakası var? Nasıl bir böyle bir yorum yapılabilir?

 

Görüyorsunuz ne hale geldiğimizi değil mi? Şimdi bu medyaya nasıl güvenirsiniz? Nasıl inanırsınız ve nasıl çözüm beklersiniz bunların yaklaşımından?

 

Şanlıurfa’nın böylesi bir olaydan dolayı böylesine gündeme getirilmesi oldukça üzücüdür bana göre. Buna sebep olanları kınıyorum. Medyanın bu konuda daha dikkatli ve hassas olmasını bekliyorum.

 

Şanlıurfa’yı gündeme getirecekseniz ihtiyaçlarımızı, eksiklerimizi, beklentilerimizi yazın. Varlıklarımızı, kültürümüzü, zenginliklerimizi yazın.

 

Bir de merak ediyorum doğrusu: Anlı-şanlı Urfalı yazarımız, değerli hemşerimiz Bekir Coşkun bu konuda henüz kalem oynatmadı. Bir Şanlıurfalı olarak “teneke düdüklerin” nasıl çaldığını görmezden mi gelecek yoksa!

 

Başbakan Erdoğan’ın Kadınlar Kolu Kongresine geldiği gün Şanlıurfa’da gerek havaalanında ve gerekse de Kapalı Spor Salonuna gelen Şanlıurfa’lılar Şanlıurfa Sevdalısı olan Başbakanımıza sevgi bağlılığını göstermek için Kapalı Spor salonunu doldurmuşlardı.Burada bir söz var ‘Yiğidi Öldür Hakkını Yeme ‘ diye Tüm Salonun hep bir ağızdan ‘Gülpınar,Gülpınar’ sloganları Kapalı Spor Salonunu adeta inletti.Burada TBMM Meclis Başkan Vekilimiz Sayın E.Cenap Gülpınar’ın ağırlığı bir kez daha hissedildi.

Bu yazı 9384 defa okunmuştur .

Son Yazılar