Yaralı Yürekle Yüreklerimizi Yaralamayın
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Yaralı Yürekle Yüreklerimizi Yaralamayın

02 Şubat 2008 - 23:55

(07 Subat 2007)

Şanlıurfa doğal bir film platosu gibidir. Her türlü film rahatlıkla çekilebilir memleketimizde. Buna bir de Şanlıurfa’daki idaricilerimizin, halkımızın gelen misafirlere yardımcı olma, misafirperverlik gösterme gibi hasletlerini eklerseniz yapımcılar için de tercih sebebi oluyor memleketimiz.

  Bugünlerde böyle bir film çekimi ile ilgili yoğun bir tartışma yaşanıyor. Yaralı Yürek ismi ile 13 bölümlük bir dizi çekiliyor şu anda Şanlıurfa’da. Limon Yapım adına Hayri Aslan’ın yapımcılığını üstlendiği Yaralı Yürek 7 Şubat’ta Show TV’de ekrana gelecek. Dizi bir konuyu ve detayı bir arada işlemeyi amaçlıyor. Ama ana tema töre. Kadının bölgedeki statüsü, ağalık, insan ilişkileri gibi detayları da var filmin.

  Ama filmin bir bölümünde hassas bir konu var şu iyi bilinmelidirki hiçbir yapımcının hiçbir gücün hiçbir şahsın Şanlıurfa’lının değer yargılarıyla oynamaya hakkı yoktur ve biz bu şehirde doğduk bu yörenin insanları olarak buna müsaade etmeyiz.Şanlıurfa’nın töreleriyle ve yaşamıyla hiç kimsenin oynamasına da müsaade etmeyiz bu böyle bilinmelidir.Bunun aksini yapanlar bizi karşılarında bulurlar.

  Tartışma yaratan ana konu ise Şanlıurfa’nın töre cinayetleri ile tekrar gündeme getirilmesi. Filme epey tepki var her kesimden. Bunda biraz daha önce Fatma Girik’le Şanlıurfa’da çekilen başka bir dizinin meydana getirdiği olumsuzlukların da payı var bence.

  Yapımcılar kendilerince haklı olarak dizinin kesinlikle bir töre dizisi olmadığını, “kadına yönelik şiddet” gerçeğinden yola çıkılarak bir aşk ve sevda dizisi yapmaya çalıştıklarını söylüyor. Onların görüşlerine saygı duyuyorum. Ama böyle bir ana tema için Şanlıurfa’nın seçilmesi ne kadar doğru? Veya yöresel giysiler, otantik mekânlar, geleneklere dayalı bir altyapı üzerine film kurgulamak ne kadar doğru? Bütün bunları sormak gerek bence.

  Şanlıurfalılar olarak elbette sanata karşı değiliz. Üstelik ilk kez de bir film çekilmiyor memleketimizde. Yani bağnaz değiliz. On yıllar önce de bu kentte filmler çekildi. Hüseyin Peyda, Nuri Sesigüzel, Yılmaz Güney,İbrahim Tatlıses,Şener Şen, Uğur Yücel ve daha birçok sanatçı, yönetmen Şanlıurfa’da güzel filmler çekti.

  Memleketimizin doğası, zengin kültürü, güzel gelenekleri, sıcak insan yapısı filmlerde konu edilirse elbette bu hepimizi sevindirir. Varsa tabiî ki olumsuzluklar da filmlere konu edilebilir. Önemli olan burada işin suyunu çıkarmamaktır. Yani çeşitli ön yargılara sebebiyet verecek yaklaşımlar olmamalıdır.

  Böyle otantik temele dayanan, geleneksellik içeren ve yöresel davranış biçimlerini merkezine alan diziler, filmler için çok hassas davranılmalı. Güzeli ön plana çıkararak olumsuzu onun içine yedirerek vermelidir.

  Size bir örnek vereyim;

  Mahzun Kırmızıgül son kasetlerindeki türkülerinden bazıları için Şanlıurfa’yı değerlendiriyor kliplerinde. Onlar da otantik yapıları, giysileri, insanları kullanıyor çekimlerinde. Ama bunlar kimseyi rahatsız etmiyor. Hatta çok takdir topluyor. Çünkü en azından niyet olumlu ve güzel. Kliplere renk katıyor Şanlıurfa’nın yöreselliği.

  Benim yapımcılara tavsiyem, Yaralı Yürek dizisinin de bu ölçüyü kaçırmamasıdır. Ölçü bizi bazı ön yargılara mahkum ederek kaçırılırsa görecekleri tepki de farklı olur.

  Dizinin yapımcılarından Şanlıurfa kamoyunun ve bizlerin tepki gösterdiği bir bölümün çıkartılacağı bilgisini aldık.Bu adımı bekliyoruz.

  Diziyi izleyince neyin ne amaçla kullanıldığını göreceğiz.

  Belki bu konuda bir yazı daha yazarız o zaman.

Bu yazı 1437 defa okunmuştur .

Son Yazılar