Karaman Hoca\'nın Fetvası
Semanur Sönmez Yaman

Semanur Sönmez Yaman

Karaman Hoca\'nın Fetvası

11 Ekim 2008 - 12:30

“ ‘Müslüman’ım, davranışlarımda İslam\'ı rehber ediniyorum’ diyenlere, ahlak, insaf, vicdan sınırlarını aşan, ideolojik veya ekonomik menfaati için her şeyi mubah sayan, sahip olduğu imkanları (gazete, dergi, televizyon, reklam, sanat…) kötüye kullanan medyayı boykot etmenin FARZ, onları desteklemenin HARAM olduğunu ifade etmek isterim.”


 


Bu sözler, hayatını ilme adamış ünlü İlahiyatçı, Prof. Dr. Hayrettin Karaman’a ait.


Karaman Hoca’nın, 25 Eylül’deki köşe yazısında verdiği bu fetva ortalığı karıştırdı.


Üstelik bu çağrısını, tam da başbakan Erdoğan’ın “yalan yazan gazeteleri almayın” çağrısının konuşulduğu günlerde yaptı.


Kimi Prof. Hayrettin Karaman’ın başbakana destek vermeye çalıştığını söyledi, kimi bunun önceden beri bilindiğini… Peki, gerçek neydi? Bu durumda, sözü geçen medyayı


izleyen-okuyan Müslümanların durumu ne olacaktı? Gazete sayfalarını çevirirken ya da kumandanın düğmesine basarken günaha mı giriyorduk? Tartışmalar sürerken, Hayrettin Karaman Hoca’yı aradım, sağ olsun vaktini ayırdı, beni ve arkadaşlarımı Yalova’daki evinde kabul etti. Eşinin hazırladığı çay ve enfes tatlılar için bir kez daha teşekkür ediyorum.


Ve sıra geldi merak ettiklerimize…


….


Önce fetvasını sorduk Hoca’ya. Kendisinin uzmanlık alanının fıkıh olduğunu, olaylara İslam fıkhı açısından yaklaştığını söyledi. Mütevazı bir ifadeyle; “Ben bir fetva vermedim. Cümlenin içinde “farz” ve “haram” kelimeleri geçtiği için okuyucu öyle adlandırdı. Oysa benim bütün yazılarımda; “uygundur”, “olmalıdır”, “yapılmamalıdır” gibi ifadeler yer alıyor. Ben bu ifadeleri de İslamî kurallar gereği kullanıyorum. Öyle söylenecekse yazdığım, söylediğim her şey fetva sayılır” dedi.



Peki, Hoca bu fetvayı neye dayanarak verdi? Öyle ya, Kur’an-ı Kerim’de “bazı medyayı desteklemek haramdır” yazmıyor. Hoca bu sorumuza, başka haramlardan örnek verdi. Kur’an-ı Kerim’de “eroin haramdır” denmediğini, ancak kıyas yoluyla bunun haram olduğunun anlaşıldığını hatırlattı. Bu konuda da aynı yöntemin kullanıldığını, “ahlaksızlığın, yalanın, iftiranın, tehdidin, komplonun, din düşmanlığı yapmanın İslam’da yasaklandığını, bunların ayrıca evrensel ahlaki değerlere uygun olmadığını, bunları yapan gazete-tv vs.’nin de bu gerekçelerle desteklenemeyeceğini” anlattı.



Sormaya devam ettik?


Prof. Karaman, bu yazıyı yazarken neyi amaçladı?


Amacı, başbakan Erdoğan’a destek vermek miydi?


Cevabı çok açıktı Hoca’nın. “Allah şahidim olsun böyle bir amacım yoktu, ben bunu yıllardır söylüyorum” dedi, 11 yıl önce yazdığı ve içeriği tamamen aynı olan köşe yazısını delil olarak gösterdi… Ve ekledi. “Tabi ki gündem bazı şeyleri hatırlatıcı oluyor. Gündemdeki konular, sizin gündeminiz için de yardımcı oluyor. Benim yaptığım sadece “emr-i bil maruf, nehy-i anil münker” yani iyiliği emredip, kötülükten sakındırma”…



Ve en merak ettiğimiz soru…


Durumumuz ne olacak?


Desteklemek “haram” olduğuna göre, hangi eylemlerimiz destek sayılıyor.


Aldığımız gazete, izlediğimiz televizyon bize ahirette eksi puan olarak mı dönecek?


Hoca’nın yanıtı içimi rahatlattı.


Destek derken kastının “reklam vermek ve satın almak” olduğunu söyledi. Evlerinde raiting cihazı olanların da destek vebali taşıyacaklarını hatırlattı. Ancak bizim konumumuzdaki izleyici-okuyucu için aslolanın bir “kontrollülük” olduğunu söyledi.


Özellikle aile ve çocuklar söz konusu olduğunda, çok daha titiz davranmak gerektiğinin altını çizdi. Son söz olarak, “faydasını zararını düşünmeden, okumayın-izlemeyin” dedi.


Ne yalan söyleyeyim, uygulamak çok zor ama madem öyle, boynumuz kıldan ince…


 

Bu yazı 7065 defa okunmuştur .

Son Yazılar