KATİLİNİ ARAYAN KÖY!
Semanur Sönmez Yaman

Semanur Sönmez Yaman

KATİLİNİ ARAYAN KÖY!

08 Temmuz 2008 - 10:09

Genç bir delikanlı…

Gözlerinden sicim gibi süzülüyor yaşlar.

“Daha o gün inmiştik” diyor köye, burnunu siliyor bir yandan, 15 yıldır burnundan gitmeyen yanık kokusunu silmek ister gibi…

Adı; Muharrem Baltacı…

Bir katliamın canlı tanığı O…

Elinde; Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’ne bağlı Başbağlar Köyü’nde 15 yıl önce yaşanan katliamın ağır mı ağır faturası…

15 yıldır faturayı ödeyecek sorumluların peşinde.

Yaşını göstermiyor ama gözlerinde yorgunluğun, sonuçsuz koşturmaların ve küçük yaşta omuzlarına binen ağır yükün izleri var.

Bir yandan anlatıyor, bir yandan ağlıyor.

Hıçkıra hıçkıra, sarsıla sarsıla anlatıyor, anlatmıyor yaşıyor belki.

Bu kez baskına uğrayan benim yüreğim…

Hayatımın en zor röportajlarından biri. Sanki evin içinde diri diri yakılan O’nun değil benim akrabalarım…

Köy meydanında kafatasları dağılana kadar kurşun yağmuruna tutulan, benim dayım, benim amcam...

Dilim varmıyor anlatmaya… O’nun cümlelerini yazacağım peş peşe. İnsanlık dışı bir drama 13 yaşındayken tanık olan Muharrem’in sözleri bunlar…

 

—Bir eve bir acı düştüğünde ömür boyu sürüyor. Biz köy acısı yaşıyoruz, ev acısı değil.

 

—Kadınları bir yere topladılar. Kollarındaki saatleri, altınlarını aldılar. Yaşlı adamları sürükleyerek götürdüler önümüzden. Bir şey yapamadık. Herkesin başında silahlı bir adam var. Yaşlı bir ninenin yüzüne dipçikle vurdular.

 

—Yaralıları hastaneye götürdüler, biz çocuktuk bizi götürmediler. Ama ben cenazeler yıkanırken maşrapayla su döktüm üzerlerine, bu acıyı yaşadım.

 

—Babam nerede diyor biri, biri annem nerede diyor.

 

—Onların yakınları, çocuğu, eşleri… Öylece kalakaldılar. Kimse yoktu, ne ambulans, ne doktor, ne asker…

 

Ve çocukluğunun en acı hatırası… 13 yaşında bir ağabey olarak, kendinden küçüklere kol kanat gerer. Onların babalarını görmemeleri için cesetlere yaklaşmalarını engellemeye çalışır Muharrem. Hatta bazı çocukları, tokat atarak kadınların yanına gönderir… İşte gerekçesi;

 

—Onları öyle görsünler istemedim. Kanlar içinde, paramparça hatırlamasınlar babalarını. Hayallerinde onlara sarıldıkları anlar kalsın istedim. Ama olmadı, öyle olmuyor, öyle yaşanmıyor o acı.

 

Muharrem, her gün katliamı yaşıyor,  katliamı anlatıyor.

Katillerin bulunmaması, sadece O’nun değil, bütün köyün acısını 33’e katlıyor.

Tek suçlusu olmayan, baskından önce vergi rekortmenliği bulunan köyleri için adalet istiyorlar…

Tam 15 yıldır…

Bu yazı 3242 defa okunmuştur .

Son Yazılar