Livni\'nin Görmeyen Gözleri
Semanur Sönmez Yaman

Semanur Sönmez Yaman

Livni\'nin Görmeyen Gözleri

30 Aralık 2008 - 16:47

“Ey İshak,

  Ey Yakup,

  Ey Musa…

  Soyun ihanet etti sana,

  Çocukların ihanet etti,

  Öldürmeyeceksin emrini ihlal ettiler…

  Cumartesi yasağını ihlal ettiler…”

 

Abdurrahman Dilipak Beyazıt Meydanı’nda İsrail’in son Gazze saldırısını protestoya bu cümlelerle başladı.

Çocuklarını, babalarına şikâyet etti…

Soyunu, İshak’a…

Kendi dinlerine bile ihanet eden, evdeki elektrik düğmesine basmaktan kaçındıkları Cumartesi günü Gazzeli sivillerin üzerine bomba yağdırmaktan rahatsızlık duymayan bir topluluktu şikâyet ettiği… Ve kalpleri titreten bir şikâyetti bu…

Ortadoğu’da içinden çıkılmaz karmaşıklıkta bir tablo çiziyor İsrail…

Tuvali, Gazze…

Malzemesi, Gazzeliler…

Boyası, Müslüman kanı…

Fırçasını her seferinde bir başka bebeğin kanına batırıyor…

Kâh Muhammed’in, kâh Sümeyye’nin…

Salt bir diktatörün, bir ruh hastasının, bir insanlık düşmanının zulmü değil Gazze’de şahit olduğumuz…

Gözü dönmüş bir öfke bu, insanlık sınırını aşan toplu bir cinnet hali…

Kendini savunan, var olma mücadelesi veren bir devlet değil, işgalcilikten kan emiciliğe dönüşmüş bir mutant var karşımızda…

Kadınlarının bile merhamet damarları kurumuş bir topluluk…

Tek tek aramanıza gerek yok, İsrail’in şimdilik Dışişleri Bakanı ve geleceğin başbakanı Tzipi Livni en büyük örnek…

Gazze’nin sınır komşusu Sderot’ta kamera karşısına geçti.

Kadındı O… Merhametin kat be kat bahşedildiği bir cinsin üyesi…

Ya da biz öyle görüyorduk kendisini.

Ancak karşımızdakinin değil kadın, insan bile olmadığı en küstah tavırlarıyla konuşurken tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Önce; “Gazze’de siviller ölmedi” diyerek bütün dünyayla alay etti.

Öyle umursamaz, öyle rahattı ki “güç kullanmaya devam edeceğiz” derken…

“Gördüğünüz gibi ölenlerin hepsi siyah üniformalı Hamas militanları!” diye devam etti konuşmasına… Ve çok daha şaşırtıcı bir cümle daha kurdu; “Biz zaten sivillere Hamas karargâhlarından uzak durmaları gerektiğini söylemiştik.”

Livni’nin toplantısı benzer cümlelerle devam etti, sözlerinin doğruluğundan şüphe duyanlar için kendisine bir generali şahit tuttu.

Bayan Livni’nin belki yanı başında olan bitenden haberi yoktur…

Ne de olsa kendisi dünyanın en zalim ve en sansürcü devletinin bakanı…

Baluşi ailesinin en büyüğü 9 yaşındaki 5 kızı da Hamas Militanı mıydı Bayan Livni?

Adı bilinmediği için göğsüne “meçhul” yazılan bebeğin anne-babası bomba imal ederken mi vuruldu yoksa?

Dakikalar süren kalp masajından sonra morga kaldırılan 7 yaşındaki erkek çocuk Hamas’ın askeri kanadına mı üyeydi?

5 kardeşinin ölümünü izleyen 12 yaşındaki İman, “evde uyuyorduk” derken yalan mı söylüyor?

İki kızının cesedini kucaklayan Gazzeli babanın görüntüleri size hiç ulaşmamıştır, eminim bundan.

10 ve 12 yaşındaki iki kız çocuğu ne çok korkutmuş sizi…

Peki ilkokul binasında, ders sırasında bombalanan çocuklara ne diyeceksiniz?

Cevap beklemiyorum, hepsine verecek bir yanıtınız vardır Bayan Livni…

General Amos Gilad’a sorun isterseniz…

Sorun ve inanmak istediğinize inanın…

Zaten hep öyle yapmıyor musunuz?

Siz, inandıklarınıza bile ihanet ediyorsunuz…

Kudret helvası ve bıldırcına itiraz ettiğiniz o günden beri…

Size söylenecek söz yok, diploma törenindeyken bombaladığınız gençler en güzel cevabı verdi zaten.

Şehadet parmaklarını kaldırıp, o çok korktuğunuz “Kelime-i Şehadeti” getirerek, ölüm kusan silahlarınızdan korkmadıklarını gösterdiler bir daha…

Ne buyurmuştu Rabbim, size lanet okuduktan hemen sonra…

“Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah O’nu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah bozguncuları sevmez” (Maide 64)

Yaktığınız ateşin söneceği gün yakındır…

Bu yazı 6169 defa okunmuştur .

Son Yazılar