Sayın Yargıç!
Semanur Sönmez Yaman

Semanur Sönmez Yaman

Sayın Yargıç!

03 Temmuz 2008 - 10:41

Mekân, mahkeme salonu…

Yargıç parlak saten cübbesiyle kürsüde…

Ve kalem kırılıyor…

Karar, “KAPATMA”

Durun! Telaşa kapılmayın.

Ak Parti ya da DTP değil sanık sandalyesindeki, “internet paylaşım portalı” YOUTUBE…

Hani kimi zaman bebeğinizin sevimli görüntülerini, kimi zaman bir belgeseli, çocukluğunuzun favori şarkıcısının siyah-beyaz çekilen programlarını, göz yaşartan haberleri, LOST’un özlediğiniz karelerini, eski YÖK Başkanı’nın gizli ses kayıtlarını, tartışmaların en hararetli dakikalarını, maçlardaki golleri birkaç saniye içinde önünüze getiren ve tüm internet kullanıcıları tarafından muhteşem bir fikir ürünü sayılan video paylaşım sitesi…

Bizim için sıradan bir internet sitesi değil, nev-i şahsına münhasır bir mağdur.

Adliye koridorlarında, mahkeme salonunda, cezaevi koğuşunda çıkıyor karşımıza…

 “Sanık” kimliğiyle de tanıyoruz onu, “mahkûm” kimliğiyle de…

Yüz milyonların katkısıyla oluşturulan Youtube, şimdi yine demir parmaklıklar ardında.

Gerekçe, “içerik”…

İsnat edilen suç, “bölücü örgüt propagandası yapmak”.

Cezası, “erişim engeli”…

Daha önce de benzer cezalar aldı.

Cezanın muhatabının Youtube olduğuna aldanmayın, bedeli O değil biz ödüyoruz.

Niye?

Birkaç aykırı şahıs, milyonlarca video arasına, kanuna muhalif birkaç görüntü ve ses yükledi diye.

Bir avuç şahsın;  -global düşünürsek- kimine göre hakaret, kimine göre bilgilendirme, kimine göre reklam amacıyla siteye kaydettiği birkaç dakikalık bir dosya nedeniyle…

Nöbetçi mahkeme karar veriyor, duyuru ekranda yapılıyor: “Bu siteye erişim engellenmiştir”…

Hâkim ve savcıların özelliklerine yenileri eklendi, onlardan “Youtube kapatan” diye bahsediyor haber siteleri.

“Pire için yorgan yakmak” deyimi tam da böyle durumlar için kullanılmalı sanırım.

Bir dosya için dava aç…

Muhatap bulamayınca siteyi kapat...

Üstelik bu sefer iş ciddi.

Türkiye, Youtube’a 24 Temmuz’a kadar süre tanıdı. Bu süre dolmadan, Türkiye’de temsilcilik açması, faaliyet belgesi alması, hatta adres ve muhatap göstermesi gerekli Youtube’un. Bütün bunlar olmazsa,

5651 sayılı kanun gereğince, siteye Türkiye’den erişim “ilelebet” engellenecek.

Ceza; ağırlaştırılmış müebbet olacak yani.

Sorun bitecek mi peki?

Tabi ki “hayır”...

İki taraflı yeni sorunlar zinciri oluşacak, erişim formülleri geliştirilecek, aynı tas, aynı hamam devam edecek.

Tıpkı bugün olduğu gibi.

Güle güle YOUTUBE, hoş geldin BİZİMYOUTUBE.

Olan, aradığı görüntüyü bulamayan, işini-dersini-eğlencesini mahkeme kararıyla yarım bırakmak zorunda kalan kullanıcıya oluyor.

Hantal yargı sisteminin sırtına binen yükü gündeme bile getirmiyorum, devede kulak kalır.

Acı olan şu…

Hayatımızın her saniyesini, bilgisayarda erişip erişemeyeceğimiz siteleri bile mahkeme kararı belirliyor artık. Ve o mahkeme kararları, sadece Türkiye’de yapılan siteleri değil, dünyanın dört bir yanındaki yüz binlerce siteyi bağlıyor, bağlamaya çalışıyor.

Hukuk Devleti’nde hukuk “haklar” değil “kısıtlamalar” şekline dönüşüveriyor.

Elbette “sonsuz sınırsız özgürlük” değil istediğimiz.

Başkasının hakkına tecavüz etmeyen, çocukları ve gençleri olumsuz etkilemeyen, yalan ve iftira içermeyen bir sanal ortam arzusundayız.

Siz de aynı fikirde misiniz sayın yargıç?

Sahi, siz hiç youtube’da görüntü izlediniz mi?

Bu yazı 2646 defa okunmuştur .

Son Yazılar