Cidde, Dubai, Abu Dhabi, Kuveyt, Istanbul, Londra, Delhi ve Bali...
Şükrü Haskan

Şükrü Haskan

Cidde, Dubai, Abu Dhabi, Kuveyt, Istanbul, Londra, Delhi ve Bali...

23 Aralık 2014 - 17:36 - Güncelleme: 23 Aralık 2014 - 18:33

Uzunca bir suredir yazamadim. Kusura bakmayin lutfen…

 

Gerek is icin gerekse tatil amacli geziyordum. 

 

Kasim basindan beri Cidde (Sudi Arabistan), Dubai ile Abu Dhabi (Birlesik Arap Emirlikleri), Kuveyt, Istanbul, Londra ve Delhi sehirlerindeydim. Kismetse 25-28 Aralik tarihlerinde de Endonezya’nin Bali sehrini ziyaret edecegim. 

 

Gezmek; beni hem dinc tuttugu gibi hem de bir ekonomist olarak aktif gozlemleme sansi veriyor. Sondan basa dogru donerek sizlerle gozlemlerimi paylasmak isterim. 

 

Hayatimda ilk defa Hindistan’a gitme firsati yakaladim. Yakin bir arkadasimin Delhi’de yasamasi tabii ki benim icin buyuk bir firsatti ve bunu degerlendirmek istedim. Delhi 18 milyon kisinin yasadigi kaotik bir sehir ve Hindistan’in baskenti. 

 

Hindistan tam bir anlamiyla zitliklar ulkesi. Zengin ile fakirlik arasindaki farki burda cok keskin olarak gormek mumkun. Insan bu ulkedeki fakirligi gorunce gercekten sukrediyor. 

 

Gerek Taj Mahal’a olan yakinligi ve gerekse Hindistan’in onemli tarihi eserlerini barindirmasi Delhi’yi cekici kilan bir ozellik.

 

Taj Mahal'in yapiminda Mimar Sinan'in ogrencilerin ve Turk iscilerin aktif rol aldigini biliyor muydunuz? 

 

Delhi’de 6 gun gecirdim ve Istanbul’daki cocuklugumu bu sehirde buldum diyebilirim. Supermarketlerin olmamasi, ayni cocuklugumda oldugu gibi sinekli bakkallarda alisverisi yapilmasi beni bu dusunceye iten en onemli neden oldu. 

 

Delhi hava kirliliginde Pekin'i gecmis ve dunya siralamasinda 1. siraya oturmus bir sehir. Bu kirliligi hissetmemenize imkan yok. 

 

Hint yemekleri (ozellikle Kuzey Hindistan) bizim yemeklerimize benziyor diyebilirim. Delhi’ye giderseniz ITC Oteli’nin icindeki meshur Bukhara restaurant’ina ugramanizi tavsiye ederim. Bunun yaninda Delhi’de bulunan Avrupa yemekleri ustune yogunlasmis Olive restaurant mutlaka gitmeniz gereken yerlerden bir tanesi. 

 

Aralik basinda ise 1 haftaligina Londra’daydim. Londra benim icin 20’li yaslarimi gecirdigim ve cok animin oldugu bir sehir. Aralik ayinda hava 14:30’da kararsa da, devamli yagmur da yagsa benim icin Londra yine Londra. Ozlemisim. 

 

Londra’ya gidecek okurlara gittigim oyunlardan King Charles 3 ile Great Britain’i gormelerini oneririm. King Charles 3, mevcut kralicenin olumunden sonra olabilecek olaylar ustune kurulu hem komik hem de dusundurucu bir oyun. Great Britain ise Ingiltere’de yakin zamanda gerceklesen telefon hackleme ustune yogunlasmis ve medyayi oldukca ciddi olarak elestiren bir oyun. Iki oyuna da bayildim. 

 

Korfez ulkelerine gezimdeki gozlemlerim ulkemize hissettikleri yakinligin giderek artmaya devam etmesi. Burda Turk dizilerinin rolu gercekten cok fazla.

 

Bu ulkelerle is yapmak isteyen bizleri gercekten cok sicak karsiladiklarini soyleyebilirim. Bu gezimde Cidde’ye ugramam dolasiyla Umre’ye de gitme firsatim oldu. 

 

Kuveyt ve Sudi Arabistan petrolu 1950’lerden beri cikarmakta oldugundan, zenginlik bu iki ulkede en az 2 generasyona dayaniyor. Ozellikle 2. generasyon oldukca egitimli. 

 

Ne yazik ki Kuveyt’te zenginligin olmasina ragmen ulkeye cok fazla yatirim yapilmadigini goruyorsunuz. Bunun nedenin herhalde yakin tarihte yasamis olduklari Korfez savasi olsa gerek. 

 

Her Dubai ile Abu Dhabi’ye gidisimde bu iki sehri birbiriyle karsilastirmaktan kendimi alamiyorum. Bircok kisinin favorisi Dubai olurken benim kesinlikle Abu Dhabi. 

 

Cok kisaca finans piyasalarina girecek olursak….

 

En son yazimda belirttigim gibi doviz kurlarina dikkat etmeye devam etmekte fayda goruyorum. Rusya’nin Rublesine olanlar malum.

 

2015 yilinda Amerikan Merkez Bankasi'nin faizleri arttiracagi finansal piyasalar tarafindan artik kanimsanmis bir algi. Bu yuzden ayni dalgalanmalarin onumuzdeki yilda bircok doviz kurunda gorebiliriz. Dikkat! 

 

Son olarak;

 

2014 yilinda su son gunlerinde benim okudugum ve sizin de okumanizi tavsiye edecegim kitaplar:

  1. Besiktas’in Dervisi Suleyman Seba (Yazar: Ridvan Akar)
  2. Scarcity (Yazarlar: Sendhill Mullainathan ve Eldar Shafir)
  3. India (Yazar: Andrew Robinson)
  4. Lunch with FT 52 Classic Interviews (Editor: Lionel Barber)

2015 yilinda kutuphanemde okunmayi bekleyen kitaplar:

  1. Gandi’nin autobiyografisi
  2. A Short History of England (Yazar: Simon Jenkins) 
  3. Mastermind (Yazar: Maria Konnikova)
  4. The Election that changed India (Yazar: Rajdeep Sardesai)

Gunluk yorumlarimi ayni zamanda Twitter’dan da takip edebilirsiniz (@sukru_haskan). Twitter’da su an sadece Ingilizce olarak yaziyorum. Ingilizce bilmeyen okurlarin affina siginiyorum. 

 

2015 senesinin ulkemize, ailelerimize ve bizlere once saglik, sonra mutluluk ve bol basari getirmesi dilegiyle,

 

Singapur’dan selamlar,

 

Sukru Haskan

Twitter: @sukru_haskan

Bu yazı 6749 defa okunmuştur .

Son Yazılar